Maserati Quattroporte, Ses Sistemi ve Ses Yalıtımı

Ön Hoparlörler

Bewith L88R

Arka Hoparlörler

Bewith L165 RS

Subwoofer

Bewith BMWSUB
Audiofrog GS8ND2

Amfi & DSP

OEM

Ses Yalıtımı

Full

Maserati Quattroporte Ses Sistemi ve Yalıtım Çalışması

Otomobil ses sistemi ve ses yalıtım uygulamaları için konuğumuz Maserati Quattroporte. Bu araç tasarımıyla, sahip olduğu motorla ve iç malzeme kalitesiyle gerçekten kaliteli bir otomobil. Peki bize ne için geldi?

Araç genel olarak küçük çaplı bir restorasyon sürecine giriyordu. Hem iç derilerin değişiminden sonra oluşan trim sesleri, hem de bozuk ve kırık parçaların onarımı için gelmişti. Bununla birlikte komple ses yalıtımı ve ses sistemi çalışması da yapılacaktı.

Ses Yalıtımı Uygulama Süreci

İlk olarak ses yalıtımı aşamasına değinelim çünkü ses sistemi aşamaları biraz daha detaylı olacak. Her zamanki gibi yalıtım yapmak için aracı sökmeye başladığımızda, bu otomobilin diğerlerinden gerçekten farklı olduğunu gördük.

Hep soruyorsunuz ya, “Diğer otomobillerde ses yalıtımı nasıl oluyor?” diye. E segmenti bile olsa, F segmenti bile olsa, araçlar genellikle tasarım aşamasında zaten sessiz üretilmeye çalışılır: süspansiyonundan lastiğine, aerodinamiğine, fitillerinin kalitesinden camlarının kalınlığına kadar her şey düşünülür ama bu süreçte en önemli etmen maliyettir; araçlar ses yalıtımının iyi olmasına katkı verecek detaylara ayrılan bütçe aralığında ne kadar sessiz olabilirse o kadar sessiz üretilmeye çalışılır. Çok üst düzeyde bir ses yalıtımı hedefinden ziyade, belirlenen bütçe aralığında elde edilebilecek maksimum yalıtımı hedeflerler çünkü gerçekten her anlamda yüksek seviyede bir ses yalıtımını hedeflemek, markalar için aşırı maliyetli bir şey olurdu.

Bu araç ise bu denklemde cidden üzerine düşümüş bir araç konumunda. Her yerinde bir katman var, ikinci katman olarak bariyerli malzeme de var. Her yanına yalıtım malzemesi kullanılmış, adeta korunan bir kutu gibi. Şasesi çok rijit, çok güçlü. Mühendislik açısından olağanüstü bir çalışma yapılmış. Araç sağlam, rijit ve yalıtımı iyi.

Peki bunun yola yansıması nedir? Onu bilmiyoruz açıkçası. Araçla test sürüşü yapmadık çünkü sonuçta emanet bir araç. O kadar malzemeye rağmen, mesela o malzemelerin yarısı kadar olan bir arabadan daha kötü olma ihtimali de var. Ama en azından çabalamışlar ve merak ediyorsanız, gerçekten malzeme konusunda Alman otomobillerinden daha fazla malzeme konulmuş bir İtalyan arabası diyebiliriz.

Günün sonunda komple ses yalıtımımızı bu araca uyguladık. Kapıları yaptık, tabanı yaptık. Arka koltuklar yatmadığı için tüm sırtlıklarını yaptık. Tüm işlemlerimiz sonunda araçta çok üst düzey bir ses yalıtımı sağlandı.

Aracın İç Tasarım Detayları ve Uygulamalarımıza Etkisi

Araçta ilginç bir durum var: otomobilin arka koltukları rahat olsun, alçak olsun, aynı zamanda hareketli olsun ve ön koltuklarla aynı kalitede olsun diye, aracın benzin deposu koltukların altında değil.

Aracın benzin deposu bagajda ve gerçekten günümüzün C segmenti hatchback araçları kadar bir bagaj hacminiz var burada. Bu aracın üretim amacını düşününce, bagajın ufak hacimde olmasının çok bir dezavantajı yok.

Bu detaydan bahsetme sebebimiz; Bu tür detaylar, araçlara uygulanacak ses sistemi projelendirmesini direkt olarak etkiliyor.

Ses Sistemi Uygulanmasının Zorlukları

Bu durum sistemi nasıl etkiliyor? Araç büyük, gayet iyi yalıtımlı, aracın arka koltukları yatmıyor, aracın her yerinde bariyer malzeme var. Üstelik arka koltuklar ile bagaj birbirinden tamamen ayrılmış, hava bile neredeyse geçmiyor. Bir de üstüne arkaya herhalde 100 litrelik bir benzin deposu konulunca, bütün bu malzemeler bir araya gelince bu aracın bagajına subwoofer koyamazsınız. Olmaz.

Bu durumda ses sistemini buna göre projelendirmek gerekiyor.

Aracın orijinal ses sistemi

Araç bize geldiğinde üzerinde ses sistemi olarak ne vardı? Arka deckte slim bir subwoofer, yanında 2 adet midrange diyebileceğimiz küçük 8 cm hoparlörler ve arka kapılarda bir adet midwoofer ve tweeter vardı.

Gelelim zurnanın zırt dediği yere… Aracın ön kapısında hoparlör beklerken, sizi burada güzel bir hoparlör şeklinde kadife kaplama karşılıyor. “Hadi bari yukarıda bir BMW’lerdeki, Mercedes’lerdeki gibi hoparlör olsun” derken, o da yok.

Aracın ön kapılarında hiç hoparlör olmamakla birlikte, göğüste 3 adet 8 cm midrange mevcut iken, tweeter yok. Bunların yerine garip bir kombinasyon olarak, aracın ayak dayadığınız yerinde, ufak bir kabin içerisinde 13 cm bir midwoofer/subwoofer, portlu kutuda bir ürün vardı.

Araçtaki ses sisteminin analizi

Öncelikle belirtmek gerekir; gerçekten böyle ses sistemi olmaz, böyle düzen olmaz. “Maserati mühendislerinden daha mı iyi biliyorsunuz?” diye sorabilirsiniz. Maserati mühendisleri ne düşünerek tasarladı, onu bilmediğimiz için o konuya yorum yapmıyoruz. Ama sol önde ya da sağ önde oturan kişi için bu sistemi tasarlamadıkları aşikar. Belli ki aracın tasarım amacında ses sistemi öncelikli bir sırada değildi, bunu da normal karşılayabiliriz.

Bu ne demek oluyor?

Birincisi: Bu araçta gerçekten hacimli, derin alt baslara inebilen bir subwoofer ihtiyacınız varken, bu araçta onu verebilecek subwoofer maalesef mevcut değil ve bagajına belirttiğimiz sebeplerden dolayı bunu sağlayabilecek bir çalışma yapamıyorsunuz.

İkincisi: Araçta göğüste 3 adet midrange varken, kapılarında hiç hoparlör olmadığı için, bu midrange’ler ne tweeter’lar gibi 15 kHz’in üzerine düzgünce okuyabiliyorlar, ne de 250 Hz’nin altına inebilecek midrange’ler. Küçücük oldukları için bir anda sizin kalın vokalleriniz, kapıdaki 16 cm hoparlörün vermesi gereken 60-70 ile 200-250 Hz aralığı yok oluyor. Önde tamamen eksik bir sistem mevcuttu bu araçta.

Arkada en azından kapıdaki 16 cm hoparlör kalın vokalleri verirken, üzerindeki tweeter biraz vermeye çalışıyor diyelim. Orada da tweeter çok aşağı pozisyonda ve işe yaramaz bir yerde açıkçası.

Ama bu araç aynı zamanda çok ciddi bir sürüş aracı. Aracın sahibine de sorduğumuzda, aracı sürmekten zevk aldığını ve aracı kendisinin süreceğini söyledi. Böyle bir durumda arka koltuğa bu kadar odaklanmanın pek anlamı yok, sonuçta bu bir Maybach veya S-Class değil. Pek açıklanabilir bir yanı yok. Özetle, ses sistemi tarafında olabildiği kadar bir şeyler yapmışlar.

Bu arada ayak ucundaki midwoofer’ın ne iş yaptığı hiç belli değildi. Orada kendi halinde bir şeyler yapmaya çalışıyordu.

Aracın hoparlörlerinin yarısı da doğru düzgün çalışmıyordu. Çünkü aracın sistemi sonradan kurcalanmış. Orijinal amfisi tamamen koparılıp atılmış. Lehimsiz, saçma sapan yanlış bağlantılarla bu kadar hoparlörü olan bir araca 5 kanallı amfi’nin sadece 4 kanalı bağlanmış. Öylece fırlatılmış, yarım yamalak çalışıyordu. Müzik dinlenemeyecek haldeydi otomobil.

Bizim Uyguladığımız Ses Sistemi

Peki biz bu araçta ses sistemi olarak ne yaptık?

Bagajdaki o slim subwoofer’ın yerine, Bewith‘in piyasadaki en derin baslara inebilen BMW subwoofer’i olan slim subwoofer’ını arka deck’e yerleştirdik. Güzel bir kasnakla bagajı bir kutu olarak kullanacak şekilde, aracın kavisine uygun şekilde izole ettik. İki yanına Bewith L88 midrange’lerimizi yerleştirdik. Arkadan gelen bir vokal sesi oluşturduk.

Arka kapılardaki tweeter’ları kesinlikle kullanmadık çünkü orada tweeter olmaz, özellikle de o konumda. Ayrıca önde müzik dinlemek isteyen biri için arka kapıdan gelen tweeter sesi rahatsız edici olduğu için, arkada ön kapıdaki hoparlör eksikliğini tamamlayacak şekilde yaklaşık 60-70 Hz’den başlayıp neredeyse 12-13 kHz’lere kadar çalabilen Bewith’in L165 RS Reference serisi 16 cm hoparlörünü kullandık.

Sistem kurgusu

Aslında ne yapmış olduk? Ön tarafta kullandığımız L88’ler, hiçbir yerinde tweeter olmayan, yani tweeter yuvası olmayan aracın ön tarafındaki tweeter eksikliğini giderdi. Çünkü L88’ler 200 Hz’den 20 kHz’e kadar flat bir şekilde okuyabiliyor ve tweeter ihtiyacı duymadan tiz seslerin hepsini verebiliyorlar. Bundan 3 adet kullandığımızda sahne çok güzel bir şekilde göğsün üstüne yerleşirken, onların altını da arka kapılarımızdaki 165 RS’lerle doldurduk.

Bagaja subwoofer koyamadığımız için oluşan bas eksikliğini ise kabini tamamen 3D yazıcıdan tarayıp yeniden çizip düzenleyerek, 20 cm slim bir subwoofer olan Audiofrog GS8 ile yaklaşık 7 litre hacimde sealed olarak kullandık. Tepkimesi güzel olacak şekilde üreticinin sealed kutuda belirttiği litrede bir kutu tasarladık. Bu hoparlör bahsettiğimiz şekilde burada bir destek oluyor. Arkadaki BMW subwoofer’ı da olabildiğince derin basları vermeye çalışıyor.

Tüm aşamalardan sonraki yorumumuz

Sizlerle tüm detayları paylaşmaya çalıştık ve farkedeceğiniz üzere araç bir ses sistemi projesi için çok zor bir araç. Hem kurgusu zor, hem o kurguyu pratiğe dökmek zor. Sonucunda da zaten yapısal problemler nedeniyle iyi sonuç alınması zorken, olabilecek en iyi ve en verimli ses sistemini yapmış bulunmaktayız.

Yaptığımız tüm işlemler aracın orjinal görünümüne en ufak zarar verilmeden, aracın herhangi bir aksamında, sacında ya da tesisatında kesme-biçme işlemi yapılmadan uygulanmıştır. Her araçta uyguladığımız gibi…

Tüm aşamalar (Video)

Ses Sistemi Yapmanın En Zor Olduğu Araba Maserati Quattroporte

Randevu alabilirsiniz

Subigarage olarak tüm binek ve ticari otomobillere Hi-Fi ses sistemleri ve ses yalıtım uygulamaları yapıyoruz. Siz de aracınızda bu tür iyileştirmeler düşünüyorsanız bize iletişim bölümümüzdeki kanallardan ulaşabilir ve randevu oluşturabilirsiniz.

Uygulama yaptığımız diğer araçlar

Scroll to Top